“Türkiye’nin Yalçın Abisi” Yalçın Çakır, Acı Umut adlı programında, ayrılanları, kavga edenleri, evi terk edenleri barıştırmak ve kavuşturmak için ülkemizi epey sarsmıştı. Program canlı yayınlanıyordu ve bu da sansür ya da biplemeyi olanaksız kılıyordu. Bunun sonucunda da “talihsiz” anlar yaşanabiliyordu. Küfürlü konuşmalar bu anların en çarpıcı olanlarıydı. Bu anlar, İnternet’te video paylaşım sitelerine anında düşüyor ve bir virüs gibi e-posta adreslerinde dolaşıyor, bazı şov programlarında da bu videolar gösteriliyordu. Sonuç olarak, Yalçın Abi’yi “fenomen” yapan, programındaki bu anlar olmuştu.
“Televizyonumuz” iyice zıvanadan çıktı! Evlenmek için paravan arkasından karakter tahlili yapıyor ve aradığımız mutluluğun o paravanın arkasında olduğunu düşünüyoruz! İzdivaç programlarında evlendikten sonra sıra iş bulmaya geliyor. Peki bunun için ne yapmamız gerekiyor? Vakit kaybetmeden eşi kolundan kaptığımız gibi, iş veren programa koşuyoruz! Neden? Çünkü araştırmamıza, eğitim almaya hiç lüzum yok da ondan! Birileri, bir şeyleri bizim yerimize hallediyor da ondan!
İş Peşinde programına 6 Ekim’den bu yana, 300.000’e yakın başvuru yapılmış. Tam da kriz ortamında böyle bir program nasıl da gediğine oturdu! Yalçın Çakır, piyasadaki açığı gördü ve buna uygun formatta bir -amele- programı ortaya çıkardı. Tıpkı, Türkiye’yi sarsan pek çok programda yaptığı gibi… Böylece, krizi fırsata çevirmiş oldu. Program içerisindeki reklam süreleri, normalinin 2 katı imiş. E, ne diyelim? Allah çok versin!
Programda pazarlıklar, bir amele pazarında yapılabilecek türde yapılıyor. İşverenler, “iş peşindekilere” yasal yükümlülükleri olan sigorta yapmayı, bir lütufmuş gibi söylüyor. Yalçın Çakır da, “iş peşindekilerin” yanında yer alacağına işverenin yanında yer alıyor. İş peşindekilere “hadi ama hemen anlat durumunu daha sırada insanlar var, ne istediğini çabuk söyle, reklama gireceğiz (…)” tarzında konuşarak, zaten yüzü kızarmış halde yayına çıkmış işsizlere karşı işverenin yanında olduğunun ya da işsizlerin pek de önemli olmadığının, önemli olanın program olduğunun altını çizmiş oluyor. Madem sırada insanlar var, reklam süresinden ya da o gün yayına alınacak iş peşindekilerden biraz kıs da, bu tarz davranmak durumunda kalma be “abiciğim!”
İnternet’te programla ilgili haberleri okurken, kopyalanıp o siteye yapıştırılmış aynı haberin sonuna “bu işi yaparım, şu işi yaparım, şu işi arıyorum.” tarzında 338 yorum yazıldığını gördüm. İnsanımız gerçekten işsiz ya da bilgisiz. O öylesine amatör bir site. İş arayanlar taleplerini üstelik yorum bölümüne yazmış. “Yalçın Abi” onu da düşünmüş ve www.ispesinde.com sitesini halkımızın hizmetine sunmuş. İşsizsen, cep telefon numaranı ve şifreni giriyorsun ve siteye giriş yaparak başvuru formunu dolduruyorsun.
Yalçın Çakır’a “neden böyle bir program yapıyorsun abiciğim?” diyecek değilim. Onu bu programı yapmaya iten şartları sorgulamamız gerekiyor. Sebep-sonuç ilişkilerini iyi çözümlememiz gerekiyor.
Burada kimseyi suçlamıyorum. Ama ortada sizce de bir problem yok mu? Sosyal devlet öldü mü? Bu programda bazı düzenleme/yaptırımlar için yetkili bir kurumumuz yok muydu bizim?
Televizyonumuzda fayda sağlayan program kalmadı. Televizyon zıvanadan çıktı. Her gün, tonla diziyle, tonla abuk sabuk programla dolmuş! Canlı yayında izdivaçlar, taş atmadan kutudan çıkanla köşeyi dönmeler, komşulara kendini sevdirmeler, yemek sofraları kurup rol yapmalar, sarışınları bilgi yarışmalarında yarıştırmalar, yabancı gelin telaşı, iş kapmak için canlı yayında takla atmalar…
Türkiye! Uyuma! Artık bilinçlen ve televizyonuna sahip çık!
“Halk bunu istiyor, biz de yayınlıyoruz” ların sonu gelsin artık! Böyle bir halkın olmadığını göster onlara!
Haydi Türkiye! İş başına (ya da peşine…) !



İş, eş, aş… Hepsinin bir arada olduğu bir program istiyorum ben. Zira saatleri çakışıyor, izleyemiyorum!!
o zaman hemen “İş Peşinde Yemekli İzdivaç” adlı programı yayına sürüyorum! :).
Diziler bitiyor dendi,programlar geliyor sevindik haliyle.Ama gelen gideni aratıyor.Yapımcılar Türk halkının midesini çöplüğe çevirdi bu tip programlarla.
Hakanım bu hususta bir fikrim var. Detaylıca konuşuruz…
Gerçekten güzel bir konuyu kaleme almışsın Ali bey.Bizimkiler nerde rant varsa oraya koşuyor.Olması gerekn bu maalesef,çünkü boşluğu görüp ona göre yayın yapıyorlar.Onlar ne kadar saçma yayın yaparlarsa yapsınlar,biz gençler olarak görevimizi bileceğiz.Böyle programları izlemeyeceğiz.Yaşlılar izlesin varsın,çünkü yapacakları bir iş yok;yeter ki biz izlemeyelim.