Bir kelimenin Türkçe olduğunu nasıl anlarız? Bugüne kadar hep 2 şekilde inceledik. Bunlar neydi :
1 ) Büyük Ünlü Uyumu
2) Küçük Ünlü Uyumu
Hocalarımız bizlere yıllardır hep bunları öğrettiler. Çoğu kelime uymuyordu bu kurallara. Bazen olabilir dediler. Biliyorlardı. Ama derslerde bunları öğretmek için yetkileri mevcut değildi.
Bir kelimenin Türkçe olup olmadığını 19 şekilde anlıyoruz arkadaşlar. 19 kurala da uyan ve T.D.K’nın sözlüğünde bulunan kelimelere Türkçe’dir diyebiliriz. Fakat bazen önceleri kalın ünlüyken, sonraları ince ünlü olan kelimeler de olabiliyor : alma >elma gibi.
Bu 19 kuralın tamamını şu an hatırlamıyorum. Hatırladıklarım :
1) Büyük Ünlü Uyumu
2) Küçük ünlü Uyumu
3) Türkçe kelimelerin başında m, c, g, ğ, v ünsüzleri bulunmaz.
4) Türkçe kelimelerin kökünde iki aynı ünsüz yan yana bulunmaz. hissiyat
5) Türkçe kelimerin sonunda b, c, d, g ünsüzleri bulunmaz.
6) Türkçe kelimelerin başında j harfi bulunmaz. Jale.
7) Türkçe kelimelerde ayın (Arapça’da bulunan bir harf) bulunmaz.Kalb (a harfi “ayın” harfidir.)
8) Türkçe kelimelerde Kaf (Arapça’da bulunan bir harf) bulunmaz. Kalem
9) Türkçe kelimelerde hemze bulunmaz.
10) Türkçe kelimelerde lam (Arapça’da bulunan bir harf) harfi bulunmaz.
11) Türkçe kelimelerde nun (Arapça’da bulunan bir harf) bulunmaz. Bunun yarına nazal n vardır.”Senin“. Sondaki n harfi Osmanlı Türkçesi Dönemi’nde kef şeklinde yazılır.
12) Türkçe kelimelerde p harfi bulunmaz. P ve j harfleri Farsça’dan aldığımız harflerdir.
Hatırladıklarım bunlar. Bir kelime türkçe mi değil mi? Bu ilk bakışta anlaşılmaz.İşte bazı istisnalar :
Merdiven > merduban : Farsça bir kelimedir. Dilimizi girmesiyle, ses düzenine ayak uydurmuştur.
Anahtar : Rumca bir kelimedir.
Kilit : Rumca bir kelimedir.
sehpa >se + pa : Farsça bir sözcüktür.”Se” üç, “pa” da ayak demektir. Üçayak anlamına gelmektedir.
Kösele >Govsale : Farsça bir kelime olup 1 yaşında öküz anlamına gelmektedir. Dilimize girmesiyle bizde daha farklı bir anlam kazanmıştır.
Türkçe kelimelerin anlamını yitirip, hemen hemen unutulmasıyla ilgili ilginç birkaç örnek verelim. Günümüzde “hasta” kelimesi, Farsça’dan gelmektedir. Onlarda “haste” şeklindedir. Eski Türkçe’de bu kelime “iğ” kelimesiyle karşılanmaktadır. “İğ” hasta demektir. “İğlik” hastalık demektir. Günümüzde “iğrenç,iğrenti,iğrenmek” şeklindeki kelimelerle varlığını korumaya çalışan bu kelime Anadolu’nun bazı yerlerinde hala kullanılmaktadır.
Bir diğer örnek de “ilaç” kelimesidir. Göktürk yazıtlarında ve Karahanlı Türkçesi’nde “em” ve “ot” şeklinde olan iki kelime zaman içerisinde fakirleşmiştir. Günümüzde “emmek” şeklinde varlığını koruyan “em” kelimesi Anadolu’nun bazı yerlerinde hala “ilaç” anlamında kullanılmaktadır. Aynı şey “ot” kelimesi için de geçerlidir.
Anlaşıldığı üzere, Türkçe hafife alınacak bir alan değil arkadaşlar. Türkçe olduğunu zannettiğimiz ama Türkçe olmayan birçok kelime mevcut. Bunları dilimizden atalım diyenlerden değilim. Toplumun benimsediği kelimeleri isteseniz de atamazsınız. Ama Türkçe’nin en eski zamanlarından beri var olan kelimeleri yeniden canlandırabiliriz. Birçokları saçma kelimeler ortaya çıkıyor dese de ? :)
Kaynak :
1)Ses Bilgisi Ders Notları
2)Türkçe’nin Söz Varlığı . Doğan Aksan.


Size teşekkür ediyorum bizi bilgilendirdiğiniz için. Etimolojik araştırmanızın çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Bu tarzda başka denemelerinizi de bekleriz. Gerek Türkiye’de gerek Dünya’da etimolojiye yeteri kadar önem verilmediğini düşünüyorum. O nedenle denemenizin elzem niteliğinde olduğunu düşünüyorum.
[bu yoruma cevap ver!]
Bu benim kişisel bir araştırmam değil.Üniversitede doktora yapan birisi değilim.Ders notlarından ve okuduğum çeşitli kitaplardan faydalanarak yazdım bu denememi.Kendi araştırmam olsa bu bir makale olurdu ki onu da burada paylaşmazdım.
Beğendiğiniz için teşekkür ediyorum.Türkçe’nin bilinmeyen yönlerini incelemek gerektiği zaten bariz belli.Ama bu gerçekten çok zahmetli ve zor bir çalışma alanı.Etimolojik çalışmalarda çok çeşitli dillerle haşır neşir olmak gerekiyor.Gerçekten Türkçe’nin en zor çalışma alanı dil çalışmalarıdır.
[bu yoruma cevap ver!]
Osmanlıca alanında ihtisas yapmakla, dilbilgisi alanında ihtisas yapmayı karşılaştıracak olursak; dilbilim çalışmalarının daha zahmetli olduğunu görürüz.Osmanlıca’da zaten dile giren kelimeler bellidir.Arapça, Farsça ve son devir Tanzimat Edebiyatı ile Fransızca!Bunları öyle veya böyle yapabiliriz.Ama dilbilim çalışması yapıyorsanız, Göktürk Kitabeleri’ni, Moğolca’yı, Farsça’yı, Arapça’yı, batı dillerini yakınen bilmek gerekmektedir.Bir kelimenin kökenini incelemek, araştırmacının aylarını alabilir.Yanılma payı da her zaman mevcuttur.
Osmanlıca’da ise okumak ve yazmak adını verdiğimiz, birbirini takip eden süreçlerin ardından, araştırmak istediğiniz kişi yahud eseri inceleyebilirsiniz.Yani, Osmanlı Dönemi’nde yaşayan biri gibi düşünebilir, onun gibi yazabilirsiniz.İlber Ortaylı gibi olabilirsiniz demiyorum.Ama Eski Türkçe’de çalışma yapan hocalarımızın işi dilbilimcilere göre daha kolay!Benim şahsi görüşümdür.
[bu yoruma cevap ver!]