Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | sen de dene!

DY | kitapyurdu

DY | facebook resmi sayfası

DY | haberler

I'm listed in Personal

Türkçenin söz hazinesini biliyor musunuz? İsim adları, terimler ve ağızlardaki ifadelerle beraber 600.000′i aşıyor. TDK’nın internet sayfasındaki Büyük Türkçe Sözlük, Türkçenin şu an en büyük sözlüğü. Bu sözlükten yararlanmamız gerekiyor.

Türkçedeki yabancı sözcükler doğu kökenli ve batı kökenli olarak iki kısma ayrılabilir. Böyle bir ayrım önceleri yapıldı mı bilmiyorum ama ben böyle ayırmak istiyorum. Doğu kökenli olanlar Farsça ve Arapça olarak görülebilir. Batı kökenli olanlar ise Fransızca, Almanca, Latince, İtalyanca ve son zamanlarda İngilizce (Grekçe ve Kıbrıs Rumcası da bu gruba dahil edilebilir).

Türkçede kullanmakta olduğumuz kelimelerin %14′ü yabancı kökenli kelimeler. Bu kelimeler, ne yazık ki %86 olan Türkçe kelimelere oranla daha çok kullanılıyor. Bu bağlamda, her Türk vatandaşının kendini yargılaması gerekiyor. Biz müslüman bir ülkeyiz. Öğretmene hoca deriz. Öğrenciye hala birçoğumuz talebe deriz. Karşılaştırmak yerine kıyas ederiz. Peki bunlar zorunlu mudur? Tabii ki değildir. Müslüman kimliğini koruyarak diline ve değerlerine sahip çıkabilirsin. Müslümanım diye bir dilin yok olmasına göz yumamazsın. Bu dil senin dilin. Onun ayaklar altına alınmasına izin veremezsin.

Dilin toplum hayatında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu söylemek istiyoruz tekrardan. Dilini geliştiremeyen ve yabancı dillerin boyunduruğuna girmiş olan diller, bilimde ve teknikte gelişme kaydedemez. Neden? Çünkü, insanlar birbirleriyle sağlıklı iletişim kuramaz. O toplumda bireyler, bilimi anlamaz. Anlasalar da geliştiremezler. Her ülke kendi dilinde bilimsel çalışmalar yürütür. Bu zorunluluktur. Neden? Çünkü, İngilizce kavramlar ve terimler ezberciliğe alıştırır toplumu. Kendi dilimize sahip çıktığımız zaman ise, Türkçe kavramlarla birşeyler oluştururuz. Bu da toplum olarak gelişmemize ön ayak olur.

Bir örnek verelim: Günümüzde bilgisayar programcılarının sıklıkla kullandıkları C programlama dilinin Türkçe olduğunu varsayalım. Ne kadar güzel olur biliyor musunuz? Yazılım dünyası için ne büyük sonuçlar doğurur bu. Türkçeyi anlayan her bireyin rahatlıkla birşeyler geliştirdiği bir tür olur Türkçe C.

Dilimizin, müstakil bir dil olduğunu söylemekte sakınca yok. Günümüzde İngilizcenin, Fransızcanın ve diğer batı dillerinin Latinceden geldiğini biliyoruz.Latincenin de çok sığ ve bulanık bir dil olduğunu da biliyoruz. Türkçede bir sürü ikileme varken, koskoca Latince’de bunun 1-2 örneğinin olduğunu da biliyoruz. Türkçedeki kelime türetebilme yeteneğinin, Latinceden çok üstün olduğunu da biliyoruz. Peki biz ne yapıyoruz?

Türkçeyi diğer dillerden ayıran dil bilim kuralları ve inşa sistemine dayanan kurallığı, onu her an kendini yenileyebilen ve geliştirebilen bir dil yapıyor. Biz bir temel üzerinden onlarca bazen yüzlerce kelime oluşturabiliyoruz. Bu ne kadar büyük bir avantaj biliyor musunuz? Türkçede yapım eklerinin olağanüstü yetenekleri var. Biz, bir temel üzerine çok kısa sürede binayı dikiyoruz. Bir ekle binanın boyasını değiştiririz. Bir başka ekle binayı bir anda değiştiririz. Yapılan tüm binalara baktığınızda temelin izlerini görürsünüz. Ama artık o bina, temelden çok daha farklıdır. Çok farklı anlamlar içermektedir. Bu diğer dillerde olmayan bir şeydir.

Dilimizi bilmeden, dilimize sahip çıkamayız. Birçoğumuz, Türkçeyi tam anlamıyla bilmiyor. Önce dilimizi öğrenelim. Sonra onu sahiplenelim. En sonunda da onu kullanmak için özen gösterelim.

Okumaya Bunlarla Devam Et:

  • Dil Üzerine
    Çok köklü bir tarihimiz var. Çok da önemli yerlerde varlığımızı gösterdik. Tarihte tek başarı savaş,...
  • Araç mı Amaç mı?
    Yazı, bugün iyice araçlaştırılmış seviyeye çekilmeye çalışılıyor. Yazmak için yazılan her yazı, yazı...
  • Türkçeye Sahip Çıkmak
    Türkçeyi Atatürk’ten bu yana Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu kadar savunan, Türkçemize sımsıkı sarılan olm...
  • Ne Yapmalı? – Oktay Sinanoğlu
    Değerli bilim insanı Oktay Sinanoğlu’nun kitaplarını okumaya devam ediyorum. Bu seferki durağım Otop...
  • Dedim: AH!
    Adnan Menderes Üniversitesi’nin Merkez Kütüphanesi’nden Türk dili ile ilgili kitaplara bakarken Feyz...
- Yazının başına dön!


Sen ne düşünüyorsun?