Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | sen de dene!

DY | kitapyurdu

DY | facebook resmi sayfası

DY | haberler

I'm listed in Personal

Türkiye Garipoğlu

  |  3 Ekim 2009  |  YAŞAM

Saklanmış yüzde ayların duvar arkaları… Kaçmış bir vicdanın sakal keyfi… Bir dünyanın parasal bekçisi o sakallar… Hukukun fiyatı o sakallar… Suskunluğumuzun iğrenç tepkisi işte. Canımızın ucuzluğu, mahallemizim örümcek ağı…

Nasıl bir mecburiyettir bu inanmak? Ağızlardaki bu çengelli iğneler. Aramıza koyulmuş bu uçurumların fiyatı hep ağzın sularını akıtır. Kusura bakmasın kimse zenginin malı bu sefer züğürdün çenesini ağırtmayacak. Çünkü bu isyanlara yer yok. Kanunun burnunun kırık olduğu bu kadar aşinayken, göze baka baka caka satmak aptallık değil de nedir? Vicdansız zamanların kirlenmiş parmaklarıdır o sakallar, bir milletin ölüm uykusunun kirletilmiş kefeni işte..

Harikulade izole edilen planların kılıfına uydurulmasıdır. Bir ülkenin ciğerini eze eze yürümektir. İşlerin nasıl da yoluna koyulacağının, kan ucuzluğunun belgesidir o sakallar. Tel tel, tek tek yaşamış olduğu ayrımcılığın hükmüdür o sakallar. Yıllardır yaşatılan sınıf farkının açık artırmasıdır o sakallar. Yaşadığımız dayatmaların pusulası işte.  Eşitsizliğimizin yine bize bölünmesidir o sakallar.

Sürüleşmiş bir niyetin, saltanat kayığı gibi çekilip çekilip durdu sosyallerimiz. Soframızda ruhumuzda ya da belleğimizde hep kayıpların telafisiyle uğraşırken, telef edilmiş güvencelerimizin kargaşasını yaşıyoruz. Her şeyi elde etmenin keyfi, kolay kazanmanın, çabuk kapatmanın, profesyonel örtbasın cahil kalmış zihniyetidir o sakallar. Amatör yaşantımıza dayanmış ahlak merdiveninin çökmesidir o sakallar. İğretilerimizin dizi filmidir o sakallar. Bizi ayrıan faktörlerin üstündeki kumun silkenlemesidir o sakallar. Paran varsa özügürlük bedava demek o sakallar. Kim takar ölenin yaşını,aman sendeciliğin piyasasıdır, geriye kalanların hikmetinde yüzsüzlüğün garanti belgesidir o sakallar. Bireysel gücün ne kadar büyüyüp, kalabalıklardan nasılda sıyrılacağının örneğidir o sakallar. Menfaatli adamların hatır cenaplığıdır o sakallar. Koca koca rütbelerin küçük küçük(!) yanlışlarıdr o sakallar. Bir milletin veryansının pare etmemesidir. Yazık ki kuralların plastik maşasının ateşlere dayanamayışıdır.

Bir neslin geçmişi öğrenmesidir o sakallar.Aslında bugünün karanlığının taa eski zamanlardan kalmışlığıdır o sakallar. Bu işlerin hep böyle olduğunun şimdinin çocuklarına mirasıdır o sakallar. Ülkesi için gelecek bekleyen taze yüreklerin ilk hayal kırıklığıdır o sakallar. Bir şeylerin değiştiği masallarının, asortik yazarların astronomik ceplerinin yüzlerine çarpışıdır o sakallar. Kandırılmış bir milletin yeni unutuşu, “alışkanlık olmuş unutmanın” yeni serüvenidr o sakallar.

Bir ülkenin yalnızlığı, çaresizliği, bataklığı… Bir topluluğun Teksas’ıdır o sakallar. Yeter! artıkların, her zaman birer  ”artık” kalacağının fotokopisidir o sakallar. Dar kuyuların vicdanlara atıldığı, kan dökümü bir mevsim işte. Yazık garibimin sesszice fısıltısı o sakallar. İsyanın tepkinin masa altında kaldığı bir miting işte. Vah vahların korkaklığı, yuhaların maskeli bolasu o sakallar.

‘Türkiye Garipoğlu.”

Adı soyadı bir kaçışın konuşmaya yasaklanan yasallığı o sakallar…

Bunlar da İlginizi Çekebilir

- Yazının başına dön!


Sen ne düşünüyorsun?