Avrasya TV’de Doğu Türkistan Kurultayı Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk’ün konuşmasını dinledim. Doğu Türkistanlı Seyit Bey Türkçeyi o kadar güzel aksanlı konuşuyordu ki, kendisine imrenmeden edemedim. Neredeyse saniyede iki kelime ediyordu hiç durmadan ve atasözlerimizden de yararlanıyordu. Sözcükleri yerli yerine oturtuyordu. Bizim başbakanımızın bir hızlı sürümü gibi tasavvur edin.
Dobra dobra konuşuyordu Seyit Bey, hakaret etmeden, sinirlenmeden anlatıyordu meramını, halkının davasını. Bu kadar içi dolu olmasına rağmen sakince ifade ediyordu düşündüklerini.
Manşet programının sunucusu, yazar Saygı Öztürk idi. Programı baştan izleyemedim, ama yaklaşık bir buçuk saat dikkatle dinledim Seyit Bey’in dediklerini. Seyit Bey isyanı dile getiriyor; Seyit Bey kan ağlıyor; Seyit Bey gözlemlerini, Çin Komünist Partisi’nin eziyetini aktarıyor.
Seyit Türkmen genelde Çin’in asimilasyon politikasından bahsetti. Uygur Türkleri’nin yaşadığı topraklarda 1930 yılında hemen hemen %3 Çinlinin yaşadığını, fakat bu sayının bugün itibariyle %60’a çıktığını belirtiyor. Birçok kaynak da bunu doğruluyor. Doğu Türkistan’da ekalliyet olan Çinler, şu anda çoğunluğu oluşturmuş bulunuyorlar. Çin Hükümeti göçlerle Doğu Türkistan’ı kendi hâkimiyetine çekmeye çalışıyor. Orada bağımsız bir Müslüman Türk Devleti istemiyor. Özerklik bile tanımıyor ki, yaşananlar bunun apaçık delilidir.
Seyit Bey yaşanan ırkçılık bir yana bölge halklarının birbiriyle kaynaşmadığını söylüyor. Mesela Çinliler ne yaparsa Uygurlar onun tam tersini yaparmış. Birbirlerinin mekânlarına hiç uğramazlarmış. Taksiye binerken bile şoförün kendilerinden olup olmadığına bakarlarmış. Çinlilerde moda saç uzatmaksa, Uygurlar’da saç kestirmekmiş. Seyit Bey gözlemlerini bu şekilde aktardı.
Çinlilerle yemek kültürlerinin bile örtüşmediğini söyledi Seyit Bey. Çinlilerin böcek yediğini biliyorduk. Sıkı durun, meğer Çinliler fare bile yiyorlarmış. Pes doğrusu!
Seyit Bey, Rabiye Kadir konusuna da değiniyor. Bu konudaki görüşlerini İşçi Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı telefonla programa katıldıktan sonra belirtiyor. İşçi Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı Rabiye Kadir ile ilgili olarak, Rabiye Kadir’in bazı toplantılar yapacağını söylediğini ve bu toplantılarla ilgili hiçbir bilgi vermediğini, Rabiye Kadir’in CIA ile ilişki içerisinde olduğunu ve CIA’in bu kadını kullandığını net bir şekilde ortaya koydu. ABD’ye verdi veriştirdi. Her taşın altından ABD’nin çıktığını ima etti. Dünyadaki gidişata değindi. “Müslümanlar katledilirken büyük devletler nerede?” diye seslendi. Akabinde Seyit Bey insanların komplo teorileri ürettiğini belirtti. Yok, Rabiye Kadir CIA ile bağlantıdaymış, yok ABD bu kadını kullanıyormuş falan filan. Elde hiçbir bilgi olmamasına rağmen insanlar atıp tutuyor. “Bunu nereden bilebiliriz ki?” diyor Seyit Bey ve Rabiye hakkında bazı bilgiler veriyor.
Rabiye Kadir, bir iş kadınıymış ve Doğu Türkistan’daki parmakla sayılabilecek zenginler arasındaymış. Ne olmuşsa olmuş, Çin Hükümeti Rabiye Kadir’in bütün mal varlığına el koymuş, onu tutuklatmış. Cezaevinden ayrıldıktan sonra Rabiye Kadir’in yurtdışına çıkmak istediğini ve sadece Amerika’dan vize alabildiğini söyledi. Rabiye Kadir, halkının zulüm görmemesi için didiniyor diyor Seyit Tümtürk ve ekliyor:
Elbette ki karşılıklı çıkar ilişkisi olacaktır. ABD Rabiye Kadir’in kara kaşına, kara gözüne kurban olmadı. Onların da kendi çıkarları var, bizim de çıkarlarımız var. Biz de onlardan istifade edeceğiz, onlar da bizden istifade edecek diyor kısaca Seyit Bey. Rabiye Kadir’in vize isteğini Recep Tayip Erdoğan kabul etmiş. Rabiye Kadir ABD’de işini bitirdikten sonra Türkiye’ye gelecek ve takriben bir ay kalacakmış.
Müslümanlar kan ağlıyor, olanlar hep biz Müslümanlar’a oluyor. İşte Bosna’da katledildik, Filistin’de İsrail zulmü hiç durmadan devam ediyor, 1992’de Bosna’da Müslümanlar’ın canına kıyıldı, Irak’ta her gün Müslümanlar öldürülüyor. Allah aşkına söyleyin bana, şu anda eziyet gören bir Hıristiyan ya da Yahudi var mı? Tek tük ölüyorlardır belki. Ama bize gelince toplu kıyım yapılıyor. Bir anda 150–200 kişi öldürülüyor. Seyit Bey, rakamların gerçeği yansıtmadığını, 1000 civarında kişinin öldüğünü tahmin ettiklerini ifade ediyor.
Nedir bu Müslümanlar’dan alıp veremediğiniz? Zaten ekonomik olarak kalkınmamızı engelliyorsunuz, bari rahat soluk almamıza izin verin. Sizi devirmeyeceğiz, sizi öldürmeyeceğiz, yeter ki insanlara yaşama şansı tanıyın. Bu ne rezalet, bu ne adaletsizlik! Bu Müslüman yerleri görünce ülkeme bin kere şükrediyorum. Vakıa, kalleş terör örgütü PKK Mehmetçiklerimize pusu kursa da onlar kadar toplu kıyıma uğramıyoruz. Sokaklarda elimizi kolumuzu sallaya sallaya dolaşabiliyoruz. Ama siz gidin bakalım Filistin’e. Mermiye mi denk geleceğiniz, kafanıza bir bomba mı düşeceği hiçbir zaman belli değil. Böyle bir ortamda rahat gezebilir misiniz?
Afrikalılar açlıktan ölüyor, biz Müslümanlar bombalardan, mermilerden ölüyoruz. Hıristiyanlar’a ya da Yahudiler’e katliam yapılsa, dünya ayağa kalkar. Vay efendim haddinizi bilin falan filan gibi birçok söylem. Dünyayı bize dar ederler. Fakat biz güçsüz kalıyoruz, kınamaktan başka bildiğimiz bir şey yok, çünkü dünyada söz sahibi ola ülkelerden değiliz. Bosna’da binlerce kişi öldü, ses çıkaramadık; Filistin kan ağlıyor, ses çıkaramıyoruz; Doğu Türkistan’da hem Türk kökenli hem Müslüman kardeşlerimize katliam yapılıyor, ses çıkaramıyoruz. Korkutamıyoruz milletleri, oysa ABD gibi olsak kesinlikle dikkate alınırız.
Eziliyoruz kardeşlerim, Müslümanlar’a kin besliyorlar. Bizi dünya arenasından silmek istiyorlar. Bizim birlik ve beraberlik içinde olmamızı istemiyorlar. Müslümanlar’ın dayanışmasından korkuyorlar, ama korktukça da üstümüze geliyorlar. Bırakın artık ABD teorilerini. HEP ABD hep ABD… İnsanlar ölüyor, katlediliyor. Dünya buna sessiz kalıyor, sadece kınamakla yetiniyor. Doğu Türkistan’da başka dinlere mensup kişiler katledilseydi, görürdük o zaman dünyanın tedirginliğini, saldırılarını. Ama Müslümanlar ölünce es geçiyorlar. Bosna’da savaş kaç yıl devam ettikten sonra BM asker yolladı ve katliama seyirci kalamayız dedi? Kan görmeye dayanamadılar herhalde. Kan mı tutuyor yoksa? Kim bilir.
Ellerinden gelse dünyada hiçbir Müslüman bırakmayacaklar. Fethullah Gülen ne yapıyorsun ABD’de? Kardeşlerin katlediliyor, sesini çıkartıyor musun? Biz duyamıyoruz buradan. Biraz daha bağır. Sağ kolun Papa “hazretleri”nin elini öpmüştü? Ha o öpmüş, ha sen öpmüşsün, ne fark eder! Hani “dinler arası diyalog”un sesi çıkmıyor? Çin’in bu yaptıkları mübah mı Fethullah Gülen? Bakalım Türkiye’ye sıra ne zaman gelecek. Allah sonumuzu hayretsin…




Filistin’e gösterdiğimiz desteği, Doğu Türkistan’a göstermiyoruz.Onu geçtim son günlerde Orta Asya’da patlak veren Kırgız-Özbek kardeş kavgasına bile kulaklarımız tıkalı.Ben şahsım adına Tayip’ten şüpheleniyorum.Arap hayranlığı had safhada!Bu iktidardan önce gerine gerine Ben Türküm diyordum.Şimdi, aynı sözü söyleyince ırkçı, anti-demokratik oluyoruz.Böyle kepazelik olmaz.Ben yüce Türk milletinin bir ferdiyim.Faşist değilim!Anti-demokratik hiç değilim ve Türklüğümle gurur duyuyorum.
Filistin olayında da bizim amacımız Hamas, El-Fetih gibi çapulcu sürüleriyle dirsek teması kurmak yerine, orada ateş altında kalan masum halka destek vermektir.Yoksa Arap mı?Aman, benden uzak dursun!
Fethullah Gülen, adam olsa Türkiye’den kaçıp Amerika’da yahudi malikanesinde kalmazdı.Bu ülke için en büyük tehdit Fethullah Gülen hareketidir.Bu ülkede milli değerlerin yozlaşmasında, askere yüklenerek bu ülkenin manevi değerlerinin yıpratılmasında en büyük etken ; Fethullah Gülen’dir.Fethullah mı?Aman, bu ülkeden uzak dursun! :)
@Fatih Emre Polat, Herhangi bir kişi için, şahsına değil, yaptılarına eleştiri getirmek gerekir. O yüzden “adam olsa” cümlenizi düzeltmenizi rica ediyorum. Bu konuda kişi üzerinden değil, genel-geçer bir durum olduğu için bunu söylemek zorundayım.
Avrupa’da peygamber efendimize hakaret edildiğinde Rasmussen düşünce özgürlüğü demişti.Ben hakaret etmedim.Sadece, benim adam olma standartlarıma uymuyor dedim.Bu bağlamda, bunu da düşünce özgürlüğü olarak kabul etmek zorundasınız.Hiçbir şey söylemek zorunda değilsiniz.Görüşlerime katılırsınız veya katılmazsınız.Yaptığım, Türk yasalarınca suç sayılamayacak bir eylemdir.İster kişiler üzerinden konuşurum, ister kurumlar.Kimse de niye konuşuyorsun diyemez.Bu özgürlüğü bana Rasmussen verdi.
@Fatih Emre Polat, Efendim, Rasmussen, saygısızlığı övüyor ve kolluyor diye biz de yapmalı değiliz. Benim söylemek istediğim ağzımızı bozmayalım. Temiz olalım, temiz kalalım :)
Hükümeti eleştirmek çok kolaydır. Gazze’ye giden gemilere yapılan saldırıda Filistin’in arkasında olmasına rağmen akabinde muhalefet partileri başbakanı “Sen onunla uğraşacağına ilk önce terör sorununu hallet.”diyorlar. Haksız da değiller. Zaten politika denilen kavram bunu içerir. Herkes haklı olduğunu düşünür. Ancak son tahlilde kimin haklı kimin haksız olduğunu pek idrak edemeyiz.
Ben şuna dikkat çekmek istiyorum: Hükümeti eleştirmek için her yolu deniyoruz sanki, hükümetin yaptıklarını görmezden geliyor gibiyiz. AKP’ye düşmanca tavır takınmanın yanlış olduğu kanaatindeyim.
Terör sorununu İsrail’den bağımsız düşünmek hata olur. AKP Hamas yanlısı gibi görünüyor. İsrail İskenderun saldırılarıyla AKP’ye “Ayağını denk al.” mesajını vermiş olabilir.
Evet, Araplar I. Dünya Savaşı’nda Kanal harekatında Osmanlı’yı arkadan vurdular. Biz de o yüzden pek Arapları sevmeyiz. Fakat Filistin bölgesinde İsrail haksız yere Müslümanlara zulmediyor ve kimse Filistin’e sahip çıkmıyor. Millet susarken, bizim de onların peşinden gitmemiz doğru olur mu? Haklı olan taraf mücadele eder.
Bu konuyla ilgili uzunca bir yazı yazdım. Yakında sizlerle paylaşacağım.
Fethullah Gülen’i sevmememin en büyük sebebi Amerika’da CIA denetiminde yaşamasıdır. Ancak bu her yaptığının beğenilmeyeceği anlamına gelmez. Bu cemaat ülkedeki milliyetçilerden daha çok iş yapıyor, çalışıyor. Türkçe Olimpiyatları bunun en büyük kanıtıdır. Dünyanın dört bir tarafındaki çocuklar Türkçe öğreniyor; hoş, değil mi? Göğsünüz kabarmıyor mu? Gülen hareketini tek boyutlu değerlendirmeyelim. Her şeyin iyisinin ve kötüsünün olduğu gibi Gülen hareketinin de müspet ve menfi tarafları var.
Fatih Arapça kelimeler kullandım diye kızma bana. :-)
Demek ki Müslümanlık Türklük şuurunun daha da üstünde, ulvî bir kavram, değil mi Fatih Emre Polat? ( İlk yazdığın yorum üzerine…)
Üstadım hepimiz arapça kelimeler kullanıyoruz.Elbetteki Müslümanlık daha önemli ve üstündür.Ama Arap milletin geçmişi malumunuzdur.Ulvi olan bir kavram yüzünden rezil kepaze olmanın anlamı nedir?
Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.Bunu tarih bize gösteriyor.Ben söylemiyorum.Tarihe bakın.
Ben, yabancı çocuklara Türkçe öğretilmesini, İstiklal Marşı okutulmasını hoş karşılamıyorum.İşte bunun adı emperyalizmdir.Afrikalı bir çocuk, İstiklal Marşı’nı okumamalı bence.İstiklal Marşı’nı ataları bu topraklarda yaşamış ve milli mücadele zamanlarını görmüş kişiler okumalı.Yani Türk milleti okumalı.Afrikalı çocuğa Akif’in panislamizm denilen, halbuki açık yüreklilikle söylüyorum Türkçülük olan bu marşı, mümkünse Arap falan okumasın.Ben gurur duymuyorum.Aksine kahroluyorum.
Yabancı çocuklara Türkçe öğretmek de onların dediği gibi Türkçe’yi bir dünya dili haline getirmez.Bizim Eğitim Fakültesi’nde de yabancılara Türkçe öğretiyorlardı.Bana verseler, ben de öğretirim.Ama bunla ben değil, öğrettiğim gurur duysun.İnsanlar, isteyerek öğrensinler şu dili.Ayrıca, ben Türk milleti haricinde kimsenin Milli Marşı’nı bilmem.Onlar da bilmesinler.
Filistin halkının 1890′lı yıllardan itibaren topraklarını nasıl sattığını biliyoruz.Ben yardım gitmesin falan demiyorum.Elbette gidecek.Ama Tayip Bey’in hakaret dolu ithamlarını bir Filistin’e yöneltmesi yanlış.Doğu Türkistan var!Kırgız-Özbek Savaşı var.Ama zamanında “Ya Laik olursun, ya müslüman” diyen birinden de ne beklesem bilmiyorum ki!
Bu insanların bu ülkenin dinamikleriyle sorunu var.Zamanında Fethullah Gülen, askerin içine nasıl sızılacağına dair dersler veriyordu.Bu insanların yargıyla sorunu var.Bu insanlar bu memleketin adamı değil.Beğenmeyen gitsin kardeşim!Ben, askerimle, yargımla barışığım.Hataları muhakkak vardır.Ama böyle bir ülkede askeri sistematik bir şekilde yıpratmak, soru işaretleri oluşturur?
İster kabul edelim, ister etmeyelim.İsrail de dahil Türk Ordusu bütün Orta Doğu’nın en iyi ordusudur.Delide cesaret çok olur derler ya!İran da öyle!Vururuz, yıkarız demelerine bakmayın.Yarın bir gün savaş olsa İsrail perişan eder onu!Ayrıca farzedelim ki Türk ordusuyla İran savaşıyor.Çok iddialı söylüyorum bunu.Türk ordusu en geç 1 haftada Tahran’a girer.
Böyle bir ordumuz var ve biz yıpratmak için elimizden geleni yapıyoruz!Neden yahu!Hiç mi sevmiyoruz ülkemizi?
Askerlerin yıpratıldığını düşünmüyorum. Medyadaki kalıplaşmış laflarla hükümeti eleştirmeyiniz. Darbe yapmak isteyenler cezalandırılıyor, bu kadar basit. Fakat soruşturma zikzaklar çizerek devam etti bir müddet. Şimdi ilk günlere nazaran daha sakin yürüyor.
Aslında sadece Türkçe değil, İngilizce öğretilerek çocuklar millî kimliğinden kopartılıyor. Cemaatin yurt dışındaki okullardaki ana dilin İngilizce olduğunu duymuştum. Türkçe de yan dil olarak öğretiliyormuş. Olaya sadece emperyalizm babında bakmamak gerektiğini düşünüyorum. Ki bunun içinde İslâm dinini yaymak da var.
Size göre Osmanlı emperyalist bir devlet miydi Fatih Bey? Mesela devşirme usuluyle Hristiyanları Türkleştiriyor, Müslümanlaştırıyordu.
Yok!Her 10 savaş esirinin 1 tanesi devşirme ocaklarına alınıyordu.Bunun haricinde herkes kendi kültürünü, örfünü yaşıyor, yaşatıyordu.Emperyalist bir Osmanlı olsaydı, Balkanlarda Türk ve Müslüman olmayan kalmazdı.Farklı toplumlarla etkileşim içine girdik o dönemlerde.
Söylediğiniz olayların darbeyle zerre kadar alakası olmadığını düşünüyorum.Bence siz medyanın diliyle konuşuyorsunuz.Henüz sonuçlanan bir dava yok!Bu nedenle, insanları suçlamanız da hukuken bir suçtur.
Osmanlı Dönemi örf ve kanunları savaş esirleri hususunda sahip olana hak tanır.Bu sadece Osmanlı’da değil, o dönemin bütün devletlerinde vardır.Bu bağlamda, emperyalizmle uzaktan yakından alakası yoktur bu olayın.Osmanlı fethettiği bir yerin dilini yasaklamamış, dinini yasaklamamış, ve onlara hoşgörüyle yaklaşmıştır.O toplumları kendine benzetmeye çalışmamış, sadece savaş ganimetinden devlete düşen payı, böyle hayırlı bir iş için kullanmıştır.Hatta, birçok hirstiyan aile çocuklarını kendileri vermiştir.
Batıdaki milliyetçilikle bizim alakamız yok!1789 Fransız İhtilali, dünyanın tüm milletlerini etkileyen bu akımı biz 5000 senedir yaşamışız.Bu bağlamda, Türk Milliyetçiliğini batıdaki kafatascı milliyetçilikle karıştıran aklıevvellere ellerini başlarına koyup düşünmelerini öneriyorum.
Şerif Hüseyin bizzat silahla Mekke’deki Türk garnizonuna ateş açan birisi!Türk askeri, açlıktan çölde çekirge bile yemiş.Suriye’de öldürdükleri Türk askerlerinin karınlarını deşmişler.Niye?Bir hurafe çıkmış Türk askerinin karnında altın var diye!İsyan eden 3-5 arap değil.Arapların %90′ı isyan etmiş efendim!Adamları askere almamışız, vergi almamışız.Ama yaranamamışız’!Ben niye seveyim, niye onların ardı sıra dolanayım?Ayıptur yahu!Vallaha ayıptır!Onlar gelip, bizim peşimizden koşacak.Bir 1.Dünya Savaşı’ndan Araplarla savaştık.Şimdi de pek farkları yok!Filistin lideri Kıbrıs Rum Kesimi’ni destekliyordu.Son günler bir haber daha çıktı!Yahu ben de bunlara inat diyorum ki!Kardeşim biz İsrail Devleti’nin varlığını hukuken tanıyoruz.Sizi tanımıyoruz.Siz de tanıyın çünkü sizin atalarınız torunu torbayı düşünmeden İsrail’e dünyanın toprağını sattılar.Ya diğer Arap Şeyhlerinden para bulup, adam gibi bir ordu kurun.Ya da onların güdümüne girin.Canlı bomba olup Tel-Aviv’in merkezinde patlamak ne ERKEKLİKTİR, ne MÜSLÜMANLIKTIR ne de İNSANLIKTIR!
Araplar!Toplanın da Filistin’e ordu kurun.Gerçi sizi 1948′den beri görüyoruz.Toplandınız, savaştan ilk kaçan da siz oldunuz.Bir cephede dahi yenemediniz İsrail’i!Türk dostu (!) Yaser Arafat, kamplarında Pkk milislerini eğitti.Bizim halk unutur ama ben unutmam!Suriye’nin ihanetini, Filistin’in ihanetini el unutur, bey unutur ama ben unutmam!
Yaser Arafat’ın PKK militanlarını eğittiği iddianız hangi kitaba ya da belgeye dayanıyor? Açıklar mısınız?
Zamanın gazetelerinde, dergilerinde ve bazı kitaplarda.Bulduklarımın linkini vereyim.
Linkleri verir misin Fatih Emre?
http://forum.memurlar.net/topic.aspx?id=432088
http://bs-ba.facebook.com/topic.php?uid=76599755300&topic=15898&post=83192
Dönemin gazetelerinde ve dergilerinde de bu konu geçti.Ancak örtbas etmeye çalıştılar ve o nedenle şu an internette göremiyorum.
http://www.varbak.com/pkk-teror-orgutune-destek-veren-ulkeler-t30123.html?s=ede29694157dd7bbd4483e4da526228a&
FİLİSTİN:1979 yılında Adalet Partisi Milletvekili Celal Bucak’ın evine silahlı saldırı düzenleyen örgüt partileştiğini ilan etmiştir.Yurt içinde yeterli eğitim olanağı bulamayan içlerinde üst düzey yöneticilerinde bulunduğu 60 kadar terörist illegal olarak Suriye’ye geçmiş ve FKÖ içinde en etkin grup olan EL FETİH kamplarına aktarılmıştır.Buradaki askeri ve siyasi eğitimler Filistinlilerce verilmiştir.Bu dönem aynı zamanda örgütün ASALA ile eylem ve işbirliği için anlaştığı dönemdir.Ayrıca PKK terör örgütü 1’nci kongresini o zamanki ismi Helvi olan daha sonra Mahsun Korkmaz Akademisi olarak değiştirilen Filistin Demokratik Halk Cephesine ait kampta yapmış ve teröristleri burada senelerce eğitmiştir.Türkiye’nin Barzani ile ilişkilerinin gelişmesi üzerine 1998 yılında Saddam PKK ile yoğun ilişkiler kurmuş ve destek vermeye başlamıştır.
E.Tümgeneral Alaettin Parmaksız’ın ”Komutanım Ben Şehit Miyim?’ kitabından alıntıdır.Bunun gibi bir düzine kitap var.Ama geçmişini çabuk unutan bir toplum olduğumuz için internette göremiyoruz. veya bazı kesimler tarafından sansür koyuluyor.Bilemiyorum.Bir zamanlar tüm gazetelerde çıkıyordu bu haberler.
Ben Filistin diye bir devletin varlığını hiçbir şekilde tanımıyorum.Ayrıca elime Filistin bayrağı alıp, sokaklarda gezmiyorum.Çünkü, kendime arap bayrağıyla sokaklarda geziyor dedirtmem.Gezenleri de kınıyorum.
Şimdi bu yazıyı okuyan arkadaşlarımız siyonist, israil uşağı falan diyebilirler bana.Varsın desinler.Bu ülkede Kahrolsun Siyonizm diye biz bağırdık yıllarca.İnsani yardım gemisinde yaşanan üçkağıt devam ediyor.Filistin üzerinden seçim siyaseti.Ben tanımıyorum.Milyonlarca halk sokağa dökülmüş, umrumda değil.Ben Rum Kesimi’ne destek veren, Pkk’yı vakti zamanında kamplarında besleyen, Türk’e kin ve nefret hisleriyle bakan bu Arap toplumunu tanımıyorum.