NBA’ de sezon resmi olarak başladı ama takımlar yavaş yavaş ligi ve maç temposunu tekrar hatırlıyorlar. Sezon başlarında büyük takımların bazıları üstüste mağlubiyetlerle bazı küçük takımlar ise üstüste galibiyetlerle açarlar. Bu sene de böyle başladı. Büyük takımlardan bir kaçı sakatlıklarla açtığından zorlandı ama şaşırttılar da. Çok methedilen çaylakları izleme fırsatı da bulduk. NBA TV International’ın yayın politikası gereği ilk ay neredeyse bütün takımları izleme fırsatı buluyoruz. Boxscorelar ve geniş maç tekrarları sayesinde ise genel durum hakkında şimdiden bir öngörü sahibi olmaya başladık.
Çeşitli transfer ve takas hareketleri oldu, bazıları o kadar etkili oldu ki sanki profesyonel kariyerlerini orada geçirmiş gibiler, bazıları ise uyumsuz oldukları gerekçesiyle sözleşmeleri feshedildi. Allen “The Answer” Iverson, Zach Randolph’le birlikte Memphis’in yolunu tuttu. Iverson’ın kontratı şimdiden feshedildi. 3 maçta yaklaşık 22 dakika ortalamalarıyla oynuyordu. Benchte oturmak istememesi sebebiyle sıkıntı oldu. Memphis’in çaylağı Thabeet hakkında bir kanıya varamadık. Zira hem NBA’e alışmak zaman alır, hem de sakatlık sebebiyle maç kaçırdı. Ama öyle bir çaylak var ki lige ilk maçtan tam uyum sağladı. Bucks’ın 10.sıra seçimi Brandon Jennings, Golden State karşısında tam 55 sayı attı. Bu rekordan 3 sayı daha az demekti. Takımını sırtlamaya devam ediyor. Ligin en iyi skorer oyun kurucularından biri olacağı hakkında tahmin de bulunmak zor değil. Kafamda ise bazı sorular var
Jennings’le ilgili. Bir sonraki Steve Francis olabilir mi diye? Bucks’ı kapatmadan önce Ersan’a yer vermemek olmaz. Barcelona’da çok iyi sezonlar geçirdi Ilyasova. Bu sene 7 numaralı formasıyla kenardan gelen bir güç,güvenilen el. Ersan böyle devam ederse sağlam kontratlar alır, kalırsa takımının, giderse gideceği takımın önemli parçalarından biri olur. Geçen akşam oynanan Dallas Mavericks maçında Nowitzki’nin arkasında çok iyi durdu. Doğunun şampiyonluk adaylarından Boston ve Orlando “Full Throttle” başladılar. Vince Carter Magic’e, Shed Wallace Celtics’e öyle uyum sağladılar ki uzun zamandır burada oynuyor gibiler. Cleveland ise Shaq’la birlikte bir evrim geçirmiş gibi. İlk gözlem, düzenlerinin bozulduğuyla ilgili. Shaq iyi ve istekli oyununa rağmen Suns’ta da bu tip problemlere neden olmuştu. Shaq’sız Phoenix’in bu sene ne kadar iyi ve akan bir oyuna sahip olduğu, lige başladıkları galibiyet sayısıyla da ölçülebilir. Atlanta ve Miami sezona tam beklendiği gibi başladı. Dişli ve ayarları/ ayarlarının altındaki takımlara karşı
acımasız. Doğunun en iyi 4 ve 5. takımları bunlar. Tepe 3′lüden biri hata yaparsa kendini Atlanta ve Miami’nin arkasında bulabilir. Temsilcimiz Hedo Türkoğlu’nun yeni takımı Toronto ise ilk 8 için iddialı ama konferans yarı finalini göremeyecekleri aşikar. Bargnani beklentileri karşılamaya başladı. Şu an sadece hücumda. Calderon ilk maçlarda Hedo’ya topu pek vermeye yanaşmasa da hücumda bütün aksiyonlar artık Hedo’yla başlıyor. Detroit ise bir yapılanma sürecine ağır ağır giriyor. Çetenin yeni adamları Ben Gordon ve Charlie Villanueva alışmaya çalışıyorlar. Pistons’ın tarzı ligin en serti. Buna alışmak zaman alır. Süre tanımak lazım. Takımın yeni oyun kurucusu beklendiği gibi Rodney Stuckey oldu. Hem size olarak hem görüş olarak ligin ortalama üstü oyun kurucularından bana göre. İlk 5 tamam, her şey tamam. Pistons için zaman. Jordan’ın takımı Bulls’ta ise işler her sene aynı. Jordan’dan sonra her sene yapılanma başlangıcı olurdu. Derrick Rose tamam da takımın üzerine kurulan diğer oyuncusu Luol Deng’le uzun süre gidemezler. Gidemeyecekler. Ama Chicago sezon sonunda kendini bir şekilde playofflarda bulur. Artık kazanmasını istediğim diğer New York ise sıradan bir Avrupa takımı gibi. Ortalama üstü her Euroleague takımı yenebilir onları. Bu lige ait olmayan diğer takımlar gibiler. LeBron hayalleriyle seneler geçirebilirler ama kupa ve başarı kazanamazlar.
Gelelim “Vahşi Batı”ya. Kelle avcılığı başladı. Tek kullanımlık Byron Scott’la çok fazla zaman geçirmişlerdi. Bu sene yolladılar. Ben New Orleans’ta yanarım yanarım Chris Paul’e yanarım. Garnett gibi senelerini o takımın iyi yere gelmesini bekleyerek geçirecek sanki. Ama Hornets adam olmaz. Lakers sezonu yeni yeni açıyor. Streak’ler gelmeye başlayacak. Denver ise gerçekten güzel başladı. Melo ve C-Billz sezonu güzel açtılar. Özelinde ise bu sene draft edilen North Carolina çıkışlı, adamım Ty Lawson ise süper başladı. Onun niye ilk 10′da seçilmediğine şaşırmıştım. Seçmeyenler pişman olacak. Sacramento ve Oklahoma City sezona iyi girdiler. O kadar ilerledikçe daha da kötüleşeceklerdir. Şu an 4 mağlubiyet alan Spurs ise yavaş yavaş tırmanmaya başlar. Dallas yeni eklemeler ve
çıkarmalarla iyi takım oldu. Bu sene Lakers’ın karşısına dikilecek en iyi takımlardan biri olacak. Houston ise Yao Ming ve T-Mac’siz çok iyiler. McGrady tamam da, Ming’in olmaması onları etkileyecek diye düşündüm. Sezon içinde değil de, playofflarda etkilenecekler ama sonuna kadar savaşa devam edecekler. Portland’ı seyrederken bir şampiyonluk belgeseli izler gibiyim. Her sene Brandon Roy önderliğinde gelişerek devam ediyorlar. Utah’ta durumlar kötü. Kirilenko basketbolu bırakalı çok oldu. Boozer’ın kafası oyunda değil, ileride alacağı kontratta. Takımın gerçek bir 2 numarası bile yok. Eric Maynor iyi. Deron Williams’a yazık. Mehmet Okur kaçarak uzaklaş. Jerry Sloan ya artık bırak git ya yanına hırslı bir asistan al.
Adını saymadığımız diğer takımların gerçekten bahsedilecek pek bir şeyi yok. Aynı kötü yönetimlerine devam ediyor. Biz ise bu sene tarihi her olaya tanıklık etmeye devam edeceğiz.
* Hepimiz tanık olacağız.

