Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | sen de dene!

DY | kitapyurdu

DY | facebook resmi sayfası

DY | haberler

I'm listed in Personal

NBA final serisi başlamadan önce herkes Lakers’ın şampiyon, Kobe’nin ise MVP olacağında hemfikirdi. Ama yine de kimse Orlando’nun finallere kadar olan performansını göz önünde bulundurunca kesin konuşamıyordu. Malum favori olmadılar hiçbir zaman fakat her seferinde kazanan oldular. İlk maçtaki oyunu ve skoru görünce herkes “Tamam bu sefer Orlando’nun sihri tutmayacak” dendi. 14 sene önceki Houston Rockets’a karşı süpürülüşünün tekrar yaşanacağını, Lakers’ın Orlando için fazla iyi olduğu yorumları yapılıyordu. Fakat seri asıl seyrine ikinci maçta geliyordu.

kupaMalum her sporda olduğu gibi, basketbolda da az hata yapan kazanıyor ve bu finaller serisinde daha fazla hata yapan taraf Orlando, bunları değerlendiren ise Lakers oldu. İkinci maçta bu, üçüncü maçta şu oldu diye hataları sıralamak hoş olmaz, zira bizi de sıkar. Biraz daha analiz etmekte fayda var. En başa dönmeli bu hataların neden kaynaklı olduğunu düşünmek lazım biraz. En başta PG pozisyonundaki sıkıntı geliyor. Şubat ayında sakatlanan Jameer Nelson’ın yerine egosu tavan yapmış bir başka isim adeta günü kurtarmak için getirilmişti Orlando’ya: Rafer Alston. PG’sız oynamak bir yere kadar kabul edilebilir bu sporda, hatta o açığı başka oyuncuların kapatabilir Türkoğlu ve Johnson gibi ancak, birinci pozisyondaki bu adam katkısız, etkisiz oynamaktan ziyade zarar vermeye başladı takıma. Bu soruna bağlı olarak Coach Stan Van Gundy için de şunları söylemem lazım. Bu takımın bu sistemi oturtmasında ve buraya gelmesinde kuşkusuz çok büyük payı var fakat finaller de yaptığı birkaç kötü tercih ve kritik anlardaki kötü yönetim onu bu serinin kaybedilmesinde en büyük suçlu olarak işaret ediyor. Daha Jameer Nelson ortada yokken Anthony Johnson’ı ikinci guard olarak kullanan ve çok iyi geri dönüşler alan Van Gundy finaller başlamadan önce Jameer Nelson “Oynamak istiyorum” deyince onu tercih etti. Kimilerine göre hata, takımın çalışan dişlilerini bozarak 3 aydır oynamayan Jameer Nelson’ı takıma tekrar monte etmesiydi. Bana göre bu hata değildir. Bana göre hata o oyuncu saha içindeyken kontrol edememesidir. Yapması gerekenleri ona anlatmaması ve anlatamamasıdır. O oyuncuya söz geçirememesidir. Koçla ilgili diğer bir konu ise, her ne kadar kendisi kabul etmese de o meşhur “buraları oynayamama” dır. Tecrübe eksikliği sorulduğunda “ Ben böyle şeylere inanmam. ” şeklinde bir cevap verdi kendisi fakat maç sonlarında gösterdiği düşüşler onun tecrübeden yoksun olduğunu gösterdi. Tabii takımı için de aynı şeyler geçerli.

760 RAPTORS V MAGIC GM1Her neyse gelelim takımın süperstarı Dwight Howard’a. Herkes onun için çok neşeli, çok sempatik, her takımda olması gereken bir oyuncu, yetenekleri sınırsız şeklinde yorumlar yapabilir rahatlıkla ama kimse onun için çok profesyonel diyemez. Zira şu anekdotu paylaşmalıyım: Dördüncü maç öncesi takım kaptanları Kobe Bryant ve Dwight Howard hakemlerin yanına geliyor ve her maç öncesi gereken prosedürleri hallediyorlar. Sıra geliyor herkesin birbirine başarılar dilemesine. Howard’ın ağzı kulaklarında. Kobe’ye bakıyoruz son derece konsantre ve ciddi. Howard “ Hadi Kobe, bana bir gülücük ver” diyor ancak Kobe oralı bile olmuyor. O kadar konsantre olmuş ki aldırış etmiyor Howard’ın çocuksu triplerine. Doğrusu da bu değil midir? 2-3 dakika sonra hayatının en önemli maçlarından biri başlayacak ve Howard hala etrafa gülücük saçıyor. Maç içine geçelim. Kobe takımı ister önde ister geride olsun, bir saniye bile ödün vermiyor basketbolun doğrularından, yapması gereken işi layıkıyla yerine getiriyor. Howard ise yapmıyor bu gerekenleri, bazı düdüklere çocuk gibi alınıyor, gereksiz şekilde oyundan kopuyor.

Anlık hataların üzerine biraz daha gittiğimizde temelinde küçük nüans farklarının değil, bazen sonuçları düşünülmeden yapılmış tercihlerin, bazen beklenmedik eksikliklerin ve bazen de 2 taraftaki önemli rol adamlarının sorumsuzluklarının yattığını görüyoruz. Yani sözün özü, başlıkta da belirttiğimiz gibi Orlando yaptığı bu hatalarla Lakers’ın akşam yemeğine masadaki tavuk olarak misafir oldu ve eline geçirdiği fırsatları da teperek şampiyonluğu ucundan hediye etti. Ucundan diyorum çünkü Lakers için hak etmedi diyemeyiz, ama Orlando’nun Lakers’ın işini çok çok kolaylaştırdığını söyleyebiliriz…

Okumaya Bunlarla Devam Et:

- Yazının başına dön!


Sen ne düşünüyorsun?