Hükümetten sürekli zam açıklaması, belediyelerden aynı açıklamalar! 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası Türkiye’de yapılacak. 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası için en güçlü aday ülke durumundayız. Ali Okancı blogunda bu turnuvaların gelmesine tam olarak sevinemediğini yazdı. Bu durumu Lale Devri’ne benzetti. Matbaalar açılsın, laleler saçılsın, lüks içinde bir devlet görüntüsü verelim, vatandaşın sırtına da bütçe için vergilerle bindikçe binelim. Zamları koyalım. Gerekli olan zamma karşı değiliz. Hükümet kar amacı gütmeden yol,su,elektrik,ulaşım,iletişim,ısınma,konaklama problemlerini halletmeli vatandaşın. Levent Kırca’nın tv programında ki skecine dönüyor iş; seninde zamına korum, onun da. Hem bunlar zam değil zamcık değil mi Sayın Başbakan?
Doğalgaza zam kapıdaymış. Benim memleketime henüz doğalgaz ulaşmadı. Ama çalışmalar, hazırlıklar olduğunu iyi biliyorum. Aslında iyiki de yok. Bu dışa bağımlılık politikası iyice tavan yaptı bu topraklarda. Ülkede bir tane doğalgaz üretim tesisi yok. Depolama olarak BOTAŞ’tan büyük bir kurumun yok ama ülkenin dört bir yanını doğalgaza çeviriyorsun. Bundan daha cahilce bir enerji politikasını dünyanın hangi akıllı ülkesinde görürsün.
Zaten bu günübirlik politikalar bizi 3. dünya ülkesi konumundan çıkarmıyor. Koyun gibi izliyoruz. Sadece izlemeye endeksli statükocu bir halk kitlesi var ülkemizde. Madem Lale devrinden bahsetmiş yazar o Lale devrinin sonunu getiren yalın ayaklı Patrona Halil’lerden de bahsetmeliymiş. Bir Patrona Halil koskoca imparatorluğu titretti ama biz “Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin” tekelinde olduğu söylenen ülkede soğuktan titreyip üşüyoruz.
Zamları duydukça insanın yeni yıla girmeyesi geliyor. Yüklenip gaza yılbaşından önce senelik gazı almaya heveslenmiyor da değiliz hani. sadece gaz olsa iyi elektirğe de zam gelecek ve daha pek çok şeye. Tamam zamların sarsmayacağı bi kesim var ve onlar için tabiri caizse hava hoş. ya yoksul halk. 400 – 500 maaşla aile geçindiren o insanlar. kışın ısınmadan kısıp donuyorlar, elektirkten kısıp karanlıkta kalıyorlar, gıdayı hiç saymıyorum bile. gelir dağılımındaki adaletsizliği düzeltmeyedikçe hiç bir zammı haklı gösteremez ve kabul ettiremezler.
“Ben yanmasam
Sen yanmasan
Biz yanmasak
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?”
…di mi ama?
“Dert çok, hem dert yok”
Demiş Nazım
Bal damlamış ağzından yine.
Ne de olsa
Bir şey olmaz bize!
Çözeriz alimallah
Pratik zekalıyız malum.
Zam gelir doğal gaza
“Ufo” yakarız.
Bu defa elektrik zamlanır,
80’lere dönmeye gocunmaz gerekirse soba yakarız.
Hem sobada daha güzel pişer kestane.
Mandalina kabuklarını da attık mıydı içine
Oh mis gibi kokar bütün gece!
Köyden gelen bulgurun sabah çorbası akşam pilavı derken
Sobanın yanına kedi gibi sokulur uyuyup kalıveririz.
Uzun uzun rüyalar görürüz…
Dudaklarımızda bir gülümseme…
Ama gelirse dışarıdan bir tehlike
“Kerem” kesiliriz,
“Ferhat gibi” dağları deler,
“Mecnun gibi” çölleri aşarız icab ederse.
Bize bir şey olmaz.
Tehlike dışarıdan gelmedikçe…
Gül gibi geçinip gider
Sobanın etrafında
Koyun koyun(a) yatarız…
Hükümetten sürekli zam açıklaması, belediyelerden aynı açıklamalar! 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası Türkiye’de yapılacak. 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası için en güçlü aday ülke durumundayız. Ali Okancı blogunda bu turnuvaların gelmesine tam olarak sevinemediğini yazdı. Bu durumu Lale Devri’ne benzetti. Matbaalar açılsın, laleler saçılsın, lüks içinde bir devlet görüntüsü verelim, vatandaşın sırtına da bütçe için vergilerle bindikçe binelim. Zamları koyalım. Gerekli olan zamma karşı değiliz. Hükümet kar amacı gütmeden yol,su,elektrik,ulaşım,iletişim,ısınma,konaklama problemlerini halletmeli vatandaşın. Levent Kırca’nın tv programında ki skecine dönüyor iş; seninde zamına korum, onun da. Hem bunlar zam değil zamcık değil mi Sayın Başbakan?
Doğalgaza zam kapıdaymış. Benim memleketime henüz doğalgaz ulaşmadı. Ama çalışmalar, hazırlıklar olduğunu iyi biliyorum. Aslında iyiki de yok. Bu dışa bağımlılık politikası iyice tavan yaptı bu topraklarda. Ülkede bir tane doğalgaz üretim tesisi yok. Depolama olarak BOTAŞ’tan büyük bir kurumun yok ama ülkenin dört bir yanını doğalgaza çeviriyorsun. Bundan daha cahilce bir enerji politikasını dünyanın hangi akıllı ülkesinde görürsün.
Zaten bu günübirlik politikalar bizi 3. dünya ülkesi konumundan çıkarmıyor. Koyun gibi izliyoruz. Sadece izlemeye endeksli statükocu bir halk kitlesi var ülkemizde. Madem Lale devrinden bahsetmiş yazar o Lale devrinin sonunu getiren yalın ayaklı Patrona Halil’lerden de bahsetmeliymiş. Bir Patrona Halil koskoca imparatorluğu titretti ama biz “Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin” tekelinde olduğu söylenen ülkede soğuktan titreyip üşüyoruz.
Zamları duydukça insanın yeni yıla girmeyesi geliyor. Yüklenip gaza yılbaşından önce senelik gazı almaya heveslenmiyor da değiliz hani. sadece gaz olsa iyi elektirğe de zam gelecek ve daha pek çok şeye. Tamam zamların sarsmayacağı bi kesim var ve onlar için tabiri caizse hava hoş. ya yoksul halk. 400 – 500 maaşla aile geçindiren o insanlar. kışın ısınmadan kısıp donuyorlar, elektirkten kısıp karanlıkta kalıyorlar, gıdayı hiç saymıyorum bile. gelir dağılımındaki adaletsizliği düzeltmeyedikçe hiç bir zammı haklı gösteremez ve kabul ettiremezler.
“Ben yanmasam
Sen yanmasan
Biz yanmasak
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?”
…di mi ama?
“Dert çok, hem dert yok”
Demiş Nazım
Bal damlamış ağzından yine.
Ne de olsa
Bir şey olmaz bize!
Çözeriz alimallah
Pratik zekalıyız malum.
Zam gelir doğal gaza
“Ufo” yakarız.
Bu defa elektrik zamlanır,
80’lere dönmeye gocunmaz gerekirse soba yakarız.
Hem sobada daha güzel pişer kestane.
Mandalina kabuklarını da attık mıydı içine
Oh mis gibi kokar bütün gece!
Köyden gelen bulgurun sabah çorbası akşam pilavı derken
Sobanın yanına kedi gibi sokulur uyuyup kalıveririz.
Uzun uzun rüyalar görürüz…
Dudaklarımızda bir gülümseme…
Ama gelirse dışarıdan bir tehlike
“Kerem” kesiliriz,
“Ferhat gibi” dağları deler,
“Mecnun gibi” çölleri aşarız icab ederse.
Bize bir şey olmaz.
Tehlike dışarıdan gelmedikçe…
Gül gibi geçinip gider
Sobanın etrafında
Koyun koyun(a) yatarız…