Deneme Yazıları



DY | üyelere özel



| Kaydol | Parolam?

DY | reklam

DY | kitapyurdu

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

DY | sen de dene!

DY | haberler

I'm listed in Personal

Yeşil Gece

  |  11 Temmuz 2009  |  Kitap

Bir tarafta softalar, müderrisler, medreseler. Diğer tarafta çağdaş öğretim, öğretmenler. Bir tarafta yeşil sarıklar, yeşil geceler. Diğer tarafta cıvıl cıvıl ve tertemiz öğrenciler.

yesil-gece

Yeşil Gece’nin ne olduğunu anlatmalıyım en başta. Evet, öncelikle bunu anlatmam lazım. Yeşil Gece, türbelerin gece karanlığındaki görüntüsü. Yeşil Gece, karanlık ve sisli. Yeşil Gece, yeniye karşı. Yeşil Gece, medresenin dar ve penceresiz çilehanelerine giren ışık. Yeşil Gece, bir ülkü. İslamlığın toplumu çepeçevre sardığı Osmanlı’da, hayatın her alanında yeşillik olsun itirazı. Yeniye itiraz, yeniliğe itiraz. Din elden gidiyor feryatları. Yeşil Gece, içinde bir çürüme, Yeşil Gece içinde birden çok tezat. Yeşil Gece bir garip. Gerçekten acayip!

Reşat Nuri Güntekin’in Osmanlı Devleti’nin son zamanlarını (2.Meşrutiyet sonrası) anlattığı bir eser bu. Şahin Hoca, adında başta medreselerde eğitim almış birisinin, düşüncelerindeki yenilenmeyi konu alan bir devrin hikayesi. Yeşil Gece, abartısıyla doğrusuyla bir dönemin anatomisi.

Romanın Kısa Özeti :

Romanın ana karakteri Şahin Hoca, küçükken babasını kaybeder.Babasının vasiyeti onun din alimi olmasıdır. O da babasının vasiyetini yerine getirmek için uğraşır. Başta Fettah Hoca’yı dinler Şahin Efendi. Sonra, İstanbul’a gider. Orada, Somuncuoğlu Medresesi’ne başlar. Orada yıllar süren din eğitimini alır. Fakat, zamanla çevresindeki insanların dini konudaki hassasiyetlerini, menfaatleri doğrultusunda kullandıklarını farkeder ve en acısı da bu insanların yenilikleri dine karşılık olarak yorumlamasıdır.

Şahin Efendi Zeynel Hoca’yı tanır burada. Zeynel Hoca, yolda açık bir kadın gördüğünde dahi dayanamayan, ağzını açıp gözünü yuman birisidir. Gözü karadır. Yenilik lafını duyunca buz kesilir adeta. Yeniliği, şeytan işi zanneder. Medrese zihniyetinin eğitimden yana değil de ideolojiden yana tavır koymasının en bariz örneğidir Zeynel Hoca. Tutucudur, zorbadır. Medresede de bu doğrultuda eğitim uygulatır. Yeni ilimlere yönelik çalışmalar yapılmaz. Eski şeyler öğretilir.

Şahin Efendi, medresedeki bu yanlışlıkları zamanla farkeder. Medresenin en başarılı talebesidir. Fakat zamanla, dinden çıkmaya kadar varacak fikir boşluğuna sürüklenir. Kendini toparlar. Fakat, artık o yeşil gecenin bir fedaisi olmayacaktır. Yeşil Gece, eğitimin bir parçası olmaktan uzaklaşmıştır. Yeşil Gece, yozlaşmıştır. Bu doğrultuda, Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurarak tayinini ister. Tayini, İzmir yakınlarında bir kasaba olan Sarıova’ya çıkar. Şahin Hoca, artık yeni eğitim sistemini zor da olsa uygulayabileceği bir yer bulmuştur.

Sarıova Kasabası, 31 Mart Vakası kaçaklarının sürgün edildiği ve kaçtığı bir yerdir.Şahin Hoca’nın beklediği gibi değildir tabi ki. Medrese konusunda aşırı tutuculuk gösterirler. Şahin Hoca, bu kasabada kendi düşüncesi doğrultusunda arkadaşlar edinir. Bunlar ; Rasim, Belediye Mühendisi Necip, Komiser Kazım.. vb.dir.

Sarıova’nın hakimleri dini kendi çıkarlarına alet ederler. Kasabanın gizli hakimi “Köse Eyüp” lakaplı Eyüp Hoca’dır. Her işin altında parmağı vardır. Kasabanın dini yönden söz söylemeye muktedir “Zühtü Efendi”si bile onun bir kuklasıdır aslında.

Şahin Efendi, tüm bu zorluklarla savaşmasını bilir. Arkadaşlarının desteğiyle. Okulda çocukların sarık takmamalarını istemesi, ona dinsizlik damgasını vurur. Fakat o medrese çıkışlı olduğu için saldırılarla başetmesini bilir. Mezarlardan medet ummanın dini açıdan yanlış olduğunu söyler. Yine yüklenirler. Ama bir yere kadar.

Sarıova’da düşünceler değişmeye başlar. Yeni öğretim sistemi tüm saldırılara ve itirazlara rağmen tutunur. Bu sırada Yunan İşgali başlar. Şahin Hoca, şehirde kalır. Yunanlılar şehri işgal ettiklerinde Şahin Hoca, halkı sakin olması konusunda uyarır. Halkın, galeyana gelip bir olay çıkarması çok daha kötü sonuçlar doğurabilir. İstemeyerek de olsa camilerde hutbelere çıkar. Bu, yunanlıların isteğidir. Mücadele etmemek gerektiğini söyler. Fakat, el altından Anadolu’daki milli mücadeleyi destekler. Yunanlılar’ın, durumu anlamaları neticesinde sürgüne gönderilir.

Sürgünden döndüğü zaman, Cumhuriyet rejimi kurulmuştur. Sarıova’ya gider Şahin Hoca. Köse Eyüp’ü görür orada. Eyüp Hoca çok değişmiştir. Rejime ayak uydurup, şapka takmıştır. Fakat, Sarıova’da hala etkili bir şahsiyettir. Emir Dede Okulu’nun eski başöğretmeni burada çok büyük bir hayal kırıklığına uğrar. Çünkü, kasabada vatan haini olarak karşılanır Şahin Hoca. Bu üzüntüsü, onu şehirden uzaklaşmaya iter. Devrim belki gerçekleşmiştir. Ama insanların düşünce yapısı ameliyata olumlu sonuç vermemiştir.

Eleştiri :

Yeşil Gece romanını sayfa sayfa irdelediğim için, roman hakkında yapılabilecek en objektif ve tutarlı eleştiriye imza atmak istiyorum.

Öncelikle, Reşat Nuri’nin eserde softa olarak nitelendirdiğimiz kişilere aşırı olumsuzluk yüklediğini söylemek istiyorum. Elbette ki bu tür din istismarcıları toplumumuza musallat olmuştur. Fakat, bunları bir grup haline getirmek ve onlara topyekun yüklenmek ne kadar doğrudur? Bu insanlar içerisinde gerçekten iyi niyetli olanlar vardır. Fakat, yazarın Köse Eyüp’e Zühtü Efendi’ye Cabir Bey’e hep aynı pencereden baktığını görüyoruz. Bu, çok dar ve anlamsız bakış açısı eseri objektiflik yönünden tutarsızlaştırıyor.

Reşat Nuri’nin bu eseri, tez romanı olarak görülebilir. (Birçokları böyle görmese de Yeşil Gece için söylenebilecek en doğru şey bu olur.) Fakat, tezin sağlam dayanaklar üzerine oturtulmadığını ve bir sonuca bağlanmadığını belirtmekte yarar var. Toplumu gerilettiği söylenen Yeşil Gece fedailerinin karşısında, yenilikçi güçlerin ne tür yararlar sağladığını da romanda ne hikmetse anlayamıyoruz. Şahin Hoca, hasımlarıyla didişirken, kendi değerlerini ve dünya görüşünü tam anlamıyla ortaya koyamıyor. Bu yarım fikirler, bir bütün teşkil edemeden de roman son buluyor.

Romandaki karakterlerin toplum tarafından bilinen insanlar olduğu malum. Bir dönemi, kendi bakış açısından bizlere sunan Reşat Nuri’nin, batı yanlısı bir eğitim sisteminden yana olduğunu da söylemek gerekiyor. Yazar, geçmişten pek de bahsetmiyor. Medreseye tüm olumsuzlukları fırlatıyor. Her suçta, onları işaret ediyor. Bu bağlamda, pek de olumlu ve uzlaşmacı bir tavır takınmıyor.

Arkadaşların okumalarını öneriyorum. Ben, ödevim gereği okudum. Benimki okumaktan öte romanı sayfa sayfa incelemek oldu. Siz öyle yapmayacaksınız tabi ki. Ama okumanızda yarar olacağı görüşündeyim.

Önemli :

Romanda yabancı kelimeler oldukça fazla. Bu nedenle, kitabın arkasındaki sözlükten sık sık yararlanmanız gerekecek. Denemenin bir yerinde Milli Eğitim Bakanlı’ğı dedim. O dönemde Maarif Nezareti var. Milli Eğitim Bakanlığı, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’ndan sonra kuruluyor. Fakat, yabancı kelime kullanmamaya özen gösterdim. Romanı okuyunca birçok yabancı kelimeyi öğrenmiş olacaksınız. Ama, bu kelimelerin artık anlamını ve önemini kaybettiğini de bilmenizi isterim.

Okumaya Bunlarla Devam Et:

  • Muasır Medeniyet Fenerleri
    Günümüzde ulus bilincini taşıyan toplumların yegâne arzusu, küreselleşmiş dünya düzeninde tutunabilm...
- Yazının başına dön!


Bu yazıya 1 görüş yazıldı. Sen ne düşünüyorsun?

  • esekherif diyor ki:

    Kurmaca türlerinden biri olan roman, öncelikle taraflı ya da tarafsız bir anlatıcıya sahiptir. Yani softaları olumsuz olarak eleştiren Reşat Nuri Güntekin değil, Yeşil Gece’deki anlatıcıdır, denilir. Yazar ve anlatıcı aynı şeyler değildir. Edebi bir eleştiride öncelikle buna dikkat edilmeli. Ayrıca anlatıcının softaları bu şekilde sunması romanın tezi gereğidir. Yeşil Gece romanı bir olayı aktarmaktan ziyade bir ideolojiyi yansıtır. Tez olduğunu kabul etmeyen “birçoğu” dediğin kimler, merak ettim doğrusu. Yeşil Gece her yönüyle tezli bir romandır zaten ve yıllardır bu şekilde kabul görmüştür. Eskilerin yanında yenilerin bir şey yaptığını görmüyoruz demişsin, romanın anlatmak istediği de bu zaten. Yobazlığın ulaştığı derece ve toplumda yaşanın çözülme. Ulaştığı sonuç ise karakterin kendi ağzıyla söylediği gibi “İnkılabın bir günde olmayacağı” dır. Bilginize…